Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Avrupa Birliği'nin uzun süredir tartıştığı ortak borçlanma mekanizmasına karşı net duruşunu yineledi. Merz, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, farklı görüşler olsa dahi ortak borçlanma fikrini desteklemeyeceğini belirterek, “istesem bile yapamam” ifadesini kullandı. Bu açıklama, AB içinde ekonomik entegrasyon ve mali disiplin tartışmalarını yeniden alevlendirdi.
Berlin'den Mali Disiplin Vurgusu
Almanya'nın bu tavrı, uzun yıllardır savunduğu mali disiplin ve bütçe dengesi prensiplerinin bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Berlin yönetimi, ortak borçlanmanın AB ülkeleri arasındaki mali sorumluluk dengesini bozabileceği ve bazı ülkelerin mali disiplinden uzaklaşmasına yol açabileceği endişesini taşıyor. Ekonomistler, Merz'in bu çıkışını, Almanya'nın kendi seçmenine karşı da bir sorumluluk beyanı olarak yorumluyor. Özellikle enflasyonist baskıların devam ettiği bir dönemde, Almanya'nın borçlanmaya yönelik bu katı tutumu dikkat çekiyor.
AB İçinde Bölünme Derinleşiyor mu?
Ortak Avrupa borçlanması fikri, özellikle pandemi döneminde canlanan ve AB'nin krizlere karşı birlikte hareket etme kapasitesini artırma amacı güden bir öneriydi. Ancak Almanya başta olmak üzere bazı Kuzey Avrupa ülkeleri, bu tür bir mekanizmanın uzun vadede Avrupa'nın bütçe yapısını zayıflatacağından ve Almanya gibi büyük ekonomilerin üzerindeki yükü artıracağından endişe ediyor. AB kulislerinde, Merz'in bu açıklamasıyla birlikte, bloğun gelecekteki ekonomik entegrasyonu konusunda mevcut ayrılıkların derinleşebileceği konuşuluyor.
Sektör temsilcileri ve diplomatlar, Almanya'nın bu net tavrının, Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) para politikaları ve AB Komisyonu'nun bütçe önerileri üzerindeki etkilerini dikkatle izlediklerini belirtiyor. Merz'in “istesem bile yapamam” çıkışı, Almanya'da koalisyon içi ve kamuoyundaki güçlü muhalefeti de gözler önüne seriyor. Bu durum, AB'nin gelecekteki büyük ölçekli yatırım ve kurtarma paketleri için yeni finansman modelleri arayışını daha da karmaşık hale getirecek gibi görünüyor.