Türkiye'de iş gücü piyasasında kadın ve erkek arasındaki uçurum derinleşmeye devam ediyor. TÜİK ve UN Women'ın son verileri, işsizlik ve kayıt dışı istihdam oranlarındaki genel düşüşe rağmen, cinsiyetler arası farkın kapanmadığını ve hatta belirginleştiğini ortaya koydu. Özellikle kayıt dışı çalışma oranlarında kadınlar erkeklere göre çok daha dezavantajlı durumda.
Verilere göre, toplam kayıt dışı istihdam erkeklerde yüzde 22,3 seviyesinde seyrederken, bu oran kadınlarda yüzde 29,3'e ulaşıyor. Bu çarpıcı fark, kadınların çalışma hayatında karşılaştığı güvencesiz ve kayıt dışı işlerde çalışma riskinin çok daha yüksek olduğunu gösteriyor. Ekonomistler, bu durumun sadece istatistiksel bir veri olmanın ötesinde, kadınların sosyal güvenlikten mahrum kalmasına, daha düşük ücretlere razı olmasına ve iş güvencesi sorunları yaşamasına yol açtığını belirtiyor.
Kayıt Dışı İstihdamın Gölgesinde Kalan Kadınlar
Sektör temsilcileri, kadınların iş gücüne katılımının artırılmasına yönelik çabaların kayıt dışılıkla mücadeleyi de içermesi gerektiğini vurguluyor. Özellikle tarım ve hizmet sektörlerinde yoğunlaşan kayıt dışı kadın istihdamı, onların sendikal haklardan mahrum kalmasına ve uzun çalışma saatleri gibi olumsuz koşullara daha açık hale gelmesine neden oluyor. Geçmiş yıllarda atılan adımlara rağmen, cinsiyetler arası uçurumun kalıcı bir sorun haline gelmesi, daha köklü politikaların ihtiyacını ortaya koyuyor.
Eşitlik İçin Acil Politikalar Şart
Sosyal politika uzmanları, cinsiyet temelli ayrımcılığın iş hayatındaki yansımalarının ortadan kaldırılması için kamu ve özel sektör iş birliğinin kritik olduğunu ifade ediyor. Nitelikli iş imkanlarının artırılması, kayıtlı istihdamı teşvik edici mekanizmaların güçlendirilmesi ve iş-yaşam dengesini destekleyen politikaların yaygınlaştırılması gerektiği belirtiliyor. Aksi takdirde, Türkiye'nin ekonomik ve sosyal kalkınma hedeflerine ulaşmada önemli bir engelin varlığını sürdüreceği öngörülüyor.